Takip Edin

Genel

Çiftlik Bank’ın reklam yüzü Mehmet Çevik Özür diledi

Yayınlanma tarihi

-

On binlerce insanı 2 milyar TL dolandıran Mehmet Aydın’ın Çiftlik Bank’ının reklam yüzü olan oyuncu Mehmet Çevik, CNN Türk canlı yayınında konuştu. Mehmet Çevik, “Siz benim yerime oraya gitseniz, reklam yüzüyüm ama ‘Acaba finans şeyinde ne var’ diye bir araştırma mı yaparsınız? Ben gerçekten farketmeden bir aldatma şebekesinin içinde olmaktan tabi ki hüzün duyarım. Özür dilerim” diye konuştu.

Son olarak Diriliş Ertuğrul dizisinde ‘Deli Demir’ karakterini canlandıran ve son yılların en büyük dolandırıcılık hadisesi olan Çiftlik Bank’ın reklamlarında oynayan Mehmet Çevik CNN Türk canlı yayınında Hande Fırat, İsmail Saymaz ve Abdulkadir Selvi’nin sorularını yanıtladı.

İSMAİL SAYMAZ: HANGİ SIFATLA SAHTEKARA KEFİL OLUYORSUNUZ?

“Bilmeden istemeden bu ülkelerinin yaralarına bir tehdit açılacakmış, bir üretim yapılacakmış, tarım ve hayvancılık adına bilmem ne yapılacakmış diye sevinç telaşıyla bir halkın içine düşmekten zul duyarım. Tabi ki özür dilerim.” diyen Mehmet Çevik’e gazeteci İsmail Saymaz itiraz etti ve Çevik’in Çiftlik Bank’ın İnegöl’deki tesis açılışında ve Ülke TV’de yaptığı konuşmaları hatırlattı.

Saymaz şöyle konuştu:

Mehmet Bey’e büyük bir itirazım var. Kendisi bilmeden alet olmuş değil. Sizin konuşmanızdan örnek vereceğim. Diyor ki, “Dolandırıldığını düşünenler müsterih olsunlar. Eğer yasalar bizim hesaplayamadığımız zedeleyici noktaya gelirse yarın öbür gün bu ülkenin büyümesine neden olacak bir projenin kapanmasına neden olur. Ama bu projeye 500 bin tane inanmış bir insan var.”

Yahu dolandırıcılığı ayyuka çıkmış. Siz hangi sıfatla, hangi yetkiyle sahtekara kefil oluyorsunuz? Yahu siz kimsiniz?

MEHMET ÇEVİK: SİZ BENİM YERİME ORAYA GİTSENİZ…

Oyuncu Mehmet Çevik ise hakkındaki suçlamalara şöyle cevap verdi:

Ben kendimi bilen bir insan olduğumu düşünüyorum. Ben sadece bir reklam filminde oynadım. Ben gerçekten farketmeden bir aldatma şebekesinin içinde olmaktan tabi ki hüzün duyarım.

İyi niyetli de olsam üretim sahalarının açılması bu ülke için. Bir fabrikanın, demirhanenin, dökümhanenin, bir abdesthanenin açılması, bu kadar sıkışmışlık içinde benim “inşallah” diyeceğim bir şeydir. Beni hiçbir sofra kendi ödediği diyetin dışında misafir edemez.

50 yılını gerçekten dik duruş, onurlu bir duruş, kendi ekseninde kendi inandığı siyasetinin bile yanlışlarını ortaya koyan bir adamım.

Dikkat ederseniz Tansu Çiller’i aldatanlar vardı. Benim gördüğüm şudur. Ben oyundan falan anlamam. Benim önümde bir saha var. Süt üretim tesisleri var. 2000 tane hayvan var açılıyor. Siz benim yerime oraya gitseniz, reklam yüzüyüm ama ‘Acaba finans şeyinde ne var’ diye bir araştırma mı yaparsınız?

“ÖZÜR DİLERİM”

Soru gayet net. Ben de gayet net bir cevap veriyorum. Bilmeden istemeden bu ülkelerinin yaralarına bir tehdit açılacakmış, bir üretim yapılacakmış, tarım ve hayvancılık adına bilmem ne yapılacakmış diye sevinç telaşıyla bir halkın içine düşmekten zul duyarım. Tabi ki özür dilerim.

MEHMET ÇEVİK: SİZ BENİM YERİME ORAYA GİTSENİZ…

Oyuncu Mehmet Çevik ise hakkındaki suçlamalara şöyle cevap verdi:

Ben kendimi bilen bir insan olduğumu düşünüyorum. Ben sadece bir reklam filminde oynadım. Ben gerçekten farketmeden bir aldatma şebekesinin içinde olmaktan tabi ki hüzün duyarım.

İyi niyetli de olsam üretim sahalarının açılması bu ülke için. Bir fabrikanın, demirhanenin, dökümhanenin, bir abdesthanenin açılması, bu kadar sıkışmışlık içinde benim “inşallah” diyeceğim bir şeydir. Beni hiçbir sofra kendi ödediği diyetin dışında misafir edemez.

50 yılını gerçekten dik duruş, onurlu bir duruş, kendi ekseninde kendi inandığı siyasetinin bile yanlışlarını ortaya koyan bir adamım.

Dikkat ederseniz Tansu Çiller’i aldatanlar vardı. Benim gördüğüm şudur. Ben oyundan falan anlamam. Benim önümde bir saha var. Süt üretim tesisleri var. 2000 tane hayvan var açılıyor. Siz benim yerime oraya gitseniz, reklam yüzüyüm ama ‘Acaba finans şeyinde ne var’ diye bir araştırma mı yaparsınız?

“ÖZÜR DİLERİM”

Soru gayet net. Ben de gayet net bir cevap veriyorum. Bilmeden istemeden bu ülkelerinin yaralarına bir tehdit açılacakmış, bir üretim yapılacakmış, tarım ve hayvancılık adına bilmem ne yapılacakmış diye sevinç telaşıyla bir halkın içine düşmekten zul duyarım. Tabi ki özür dilerim.

 

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel

Evindeki küpten 6 köyün tapusu çıktı

Yayınlanma tarihi

-

-

2 yıl önce tadilat esnasında bulduğu Osmanlı tapularının Türkçelerine ve vergi kayıtlarına ulaşan Aşa, bir anda 6, 7 köyün sahibi çıkınca soluğu araştırma mahkemesinde aldı

Mardin’in Yeşilli ilçesine bağlı Sancar mahallesinde yaşayan Ali Aşa’nın evinde tadilat yaparken küpler içinde bulduğu tapular hayatını değiştirdi. Bir anda 6 köyün sahibi olan Aşa, haram yememek için mirasçıların kalan kısmını aradığını söyledi.

İHA’nın haberine göre, Mardin’in Yeşilli ilçesine bağlı Sancar mahallesinde 2 yıl önce tadilat esnasında bulduğu Osmanlı tapularının Türkçelerine ve vergi kayıtlarına ulaşan Aşa, bir anda 6, 7 köyün sahibi çıkınca soluğu araştırma mahkemesinde aldı.

“HERKESİN HAKKINI TESLİM EDECEĞİM”

Olayı araştıran Ali Aşa, “Nüfus kayıtlarına göre 16 kişi mirasçı. 1932 yılında köyümüz aşiretler tarafından basılmış bir kısmı öldürülmüş, bir kısmımız kaçırılmış. Küplerin içinde bulduğum tapularda onların da hakları olmalı. Eğer o dönemi ailelerinden bilen varsa dava açtığım araştırma mahkemesine başvursun. Ben herkesin hakkını vereceğim” diye konuştu.

Aşa, yıllardır tüm ailesinin çöpçülük ve temizlik işleri ile geçimini sağladığını ifade ederek bulduğu tapuların araştırmasını yaparken mirasçıların daha çok olması gerektiği düşünerek hak sahiplerini aramaya karar verdiğini söyledi.

“TÜM VERGİLER ÖDENMİŞ”

Babasının Yusuf, annesinin ise Emine olduğunu söyleyen Ali Aşa, “Dedemin adı Hamit, dedemin babasının adı Haso’dur. Haso’nun babasının adı da Mustafa’dır, Mustafa’nın babasının adı Ahmet’tir. Bazı aile fertleri kaybolmuşlar, kayıtlarda çıkmıyor. Sancar mahallesinden (köyünden) 1920 tarihinde kaybolmuşlar, 1914 tarihinde vergileri var, 1928-1952 tarihlerden arazilerin faturaları var. Eğer bu aileye ait olduğunu düşünen varsa ben tapuları mirasçıların bulunması için araştırma mahkemesine verdim. 2 yıldır mirasçı çıkmıyor bulamıyorum. Bu aileden geldiğini düşünen varsa mahkemeye müracaat etsin” dedi.

“TEMİZLİK YAPARKEN BULDUM”

Tapuları bulma sürecini anlatan Aşa “Zamanında dedemden ufak bir para istedim. Dedem bana köylüler benim malımı yedi, sende benim paramı yedin demişti. Bunun üzerine ninem tapuları söylemişti. Unutmuştuk tadilat temizlik yaparken çıktı, bende bilmiyordum. Zannettim 2 dönüm arazidir, bu kadar çok olduğunu tahmin etmemiştim” diye konuştu.

Tapuların Türkçesini bulmadan önce başından geçenleri anlatan Aşa “Araştırdım tapuya gittim. Tapular için okuyucuya gittim “250 TL para vereceksin” dedi ve üstüne de bin ceviz de hediye verdim” şeklinde konuştu.

“KÖYLER 16 MİRASÇIYA KALIYOR”

Tapuların Türkçesini de bulunca 6-7 köy olduğunu anladıklarını belirten Aşa “Araştırma mahkemesinde dava açtım ve 20 tane Osmanlı tapusunun Türkçe tapusu geldi. Türkçe tapularda 4-5 köy gözüküyor.  Ben hem mirasçıları arıyorum, hem bunlar gelsin hakkı neyse alsın istiyorum. Bunlar dilencilik mi yapıyor? Zengin mi? Fakir mi bilmiyorum. Eğer kimseyi bulamaz tapular üzerimize kalırsa 10-20 tane kepçe tutup, 100 tane işçi ile komple Antep fıstığı ve zeytin ağacı ekeceğim. Ailede hiç birimizin durumu yok, ailemiz komple çöpçü ve işçi” ifadelerini kullandı.

Eğer hak sahipleri çıkarsa arazileri satmadan onların hakkını vermek istediğini kaydeden Aşa şöyle konuştu:

Düşünüyorum yaklaşık 100 bin dönüm arazidir. Eski Tuhup köyü, Sancar köyü, Üzüm köyü, Zeytüniye’ye kadar bütün arazilerin tapusu bizde. Bunu insanlar biliyor, yani 5-6 tane köydür. Bu köylerin Kürtçe adını biliyorum ama Türkçe bilmiyorum Aluça var, Garzıke, Arabo, Merzaka var bunların hepsi benim arazimin içinde kalıyor.

Devamını oku

Ekonomi

Emekliye ikramiye turizmcilerin de yüzünü güldürdü

Yayınlanma tarihi

-

-

Emekliye her bayram öncesi verilecek biner liralık ikramiye turizmde de etkisini gösterdi. Turizmciler, “12 milyon emeklinin %1’i bu parayla tatile çıkar” dedi. Bayram için otellerin aranmaya başladığını belirten turizmciler, günlük kiralık evlere de talep olduğunu kaydetti.

Başbakan Binali Yıldırım’ın geçtiğimiz günlerde müjdesini verdiği emekliye toplamda 2.000 TL’lik bayram ikramiyesi turizmcinin de yüzünü güldürdü. Bayram öncesi ikramiye almaya hazırlanan emeklilerden bazıları bu parayı torununa harcamayı, bazıları borç kapatmayı düşünürken bazı emekliler de tatil planı yapmaya başladı. Yerli turistin en çok tercih ettiği Ege Bölgesi’ndeki otelleri aramaya başlayan emekliler, Yalova, Mersin ve Balıkesir’in sahil hattında da günlük kiralık evleri de araştırıyor.

120 BİN KİŞİLİK EK HAREKET OLUR

Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Genel Sekreteri Bedirhan Bayka, emekli ikramiyesinin 12 milyonunun üzerinde kişiyi ilgilendirdiğini belirterek, “Bunun yüzde 1’i dahi tatile çıksa 120 bin kişilik ek turizm hareketi demek” dedi. Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği Başkanı Mehmet İşler de, Başbakan Binali Yıldırım’ın konuyla ilgili yaşanan tartışmalara iki gün önce son noktayı koymasının ardından rezervasyon taleplerinde hareketliliğin başladığını söyledi. İşler, “Şu anda araştırma ve fiyat alma aşamasındalar. Biz arayanların bir bölümünün bayrama yakın rezervasyon yaptıracağını düşünüyoruz” diye konuştu. (Sabah)

Devamını oku

Genel

Ahu Tuğba’dan bomba itiraf: Temizlikçimle arkadaşımla yattılar

Yayınlanma tarihi

-

-

”Bugüne kadar 10 kez evlendim hepsi hataydı” diyen Ahu Tuğba, ”Benim temizlikçimi, arkadaşımı hamile bırakan kocalarım oldu.

Kadınlara da ‘arkadaşım’ demeye bin şahit ister. Çoğu da sanat camiasındandı…” ifadelerini kullandı.

“Kaç kez evlendim hatırlamıyorum”

Devamını oku

TREND