Takip Edin

Genel

Uzmanlardan önemli açıklama: Pideyi sıcak yemeyin! Soğuk suyla oruç açmayın

Yayınlanma tarihi

-

Ramazan’ın simgesi olan pideyi sıcak sıcak yemek en sevdiğimiz şeydir. Üstelik uzun süren açlık sonrası soğuk suyla oruç açmak oldukça cezbedicidir. Ancak bu yeme-içme tarzı sağlığımız için oldukça tehlikeli, biz değil uzmanlar söylüyor…

Ramazan boyunca yanlış beslenme metabolizmanızı yavaşlatabilir aynı zamanda halsizlik, baş ağrısı, hazımsızlık ve mide bulantısı gibi birçok sağlık problemini ortaya çıkarabilir. Bu sebeple 30 gün boyunca doğru beslenmek son derece önemli.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Sıla Bilgili, oruç tutanların sağlıklarını korumaları için bu hatalardan kaçınmaları gerektiğini söylüyor:

Pideyi sıcak yemeyin:

Sıcak pide hazımsızlık sorununu ortaya çıkarır. Aynı zamanda sıcak pide yemek yemek borusunu ve ağız içini tahriş edebilir. Pideyi sadece tadımlık olarak tüketmeye de özen gösterin. Çünkü özellikle un ve şeker gibi basit karbonhidrat içeren pide gereğinden fazla yenildiğinde hipoglisemi ile hiperglisemi riskini yükseltiyor. Bu da insülin direncini artırarak karın bölgesi yağlanmasına sebep oluyor. Bunların yanı sıra pide basit karbonhidratlı olması nedeniyle posa içeriği düşük olduğu için bağırsak hareketleri de yavaşlıyor ve kabızlık gelişiyor.

Hızlı yemek, çorbayı ve çayı kaynar içmek

Yapılan araştırmalarda hızlı tüketilen yemeklerin ve çok sayıda içilen sıcak çayın yemek borusu ile ağız içi kanserine yol açtığı yönünde bulgular tespit edilmiş. Bu nedenle iftarda sıcak çorba içmekten veya iftar sonundasıcak çay tüketmekten kaçının. Bu riskin azalması için yemeğinizi soğutarak, çayınızı da ılıtarakiçmeye özen gösterin. Hazımsızlık ve reflü gibisorunların gelişimin önlemek için de yemeklerinizi mutlaka iyi çiğnenip, yavaş tüketmeye de dikkat edin.

“Çay ve kahve suyun yerini tutar” diye düşünmek

Su içmek için susamayı beklemeyin. Öğün aralarında tüketeceğiniz suyun 2-2,5 litreyi bulmasını asla ihmal etmeyin. Aksi halde ciltte kuruma, kabızlık gibi sindirim problemleri, kas krampları, yorgunluk ve sıcaklık hissigibi sorunlar gelişebiliyor. Bunların yanı sıra yeterli sıvı almanız dengeli bir kan basıncı için de son derece önemli. Çay ve kahve gibi kafeinli içeceklerin suyun yerini tutacağı hatasına da düşmeyin. Çünkü çay ve kahveyi fazla tüketmek çarpıntıya neden olurken, ayrıca kafeinin idrar söktürme özelliği nedeniyle idrarla sıvı kaybı artıyor. Tüm bunların yanında çay ve kahveyle alabileceğiniz krema ve şeker de kilo kontrolünü zorlaştırıyor.

Orucu buz gibi bir suyla açmak

Vücuttaki su oranı yüzde 1 azaldığında susuzluk hissi gelişiyor. Oruç tutarken susuzluk nedeniyle boğaz kuruyor ve bunun sonucunda iftarda ilk olarak doğrudan soğuk su içmek istiyoruz. “Ancak çok soğuk su veya buzlu meşrubat içildiğinde veya aşırı soğuk yiyecekler yenildiğinde, bunların temas ettiği doku hücrelerinin düzeni bozuluyor. Bu hücreler öldükleri veya devre dışı kaldıkları için vücudun savunma mekanizması olumsuz etkileniyor ve mikroplar iyi bir üreme ortamı buluyor.” diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Sıla Bilgili,bunun sonucunda bademcik, mide, idrar yolu ve akciğer gibi organlardaenfeksiyon gelişebildiği uyarısında bulunuyor.Sağlığınızı riske atmamak için orucu soğuk suyla açmak yerine 8-10 derecede olan suyla açmanız daha doğru olacaktır.

“Sahura kalkmama gerek yok” demek

Oruç tutarken sahur ana öğünlerinizden biri olacaktır ve kahvaltı öğününüz yerine geçecektir. O yüzden “sahura kalkmama gerek yok” diyorsanız, gün içerisinde halsizlik, yorgunluk, düşük kan şekeri, konsantrasyon problemiyle karşı karşıya kalabilirsiniz. Sahurda doygunluğun daha uzun süreli olmasını sağlamak için yumurta, peynir, süt gibi protein içeriği yüksek besinleri tercih edin. Daha enerjik, zinde hissetmek ve olası kabızlığı önlemek için tam tahıllı, çavdarlı ekmek veya yulaf gibi kompleks karbonhidratlı besinleri tüketmeye özen gösterin. Söğüş, salata ve meyve tüketimi de tokluk hissi, sindirim sistemi çalışması ve kan glikozu kontrolü için önemli olan bir grubu oluşturuyor.

İftarı tek öğün şeklinde yapmak

İftarda boş mideye birden yüklenmemek gerekiyor. Çünkü mideye aniden yüklenmek iftar sonrası hazımsızlığa ve reflüyeyol açabiliyor. Orucu su ile açıp, ardından kuru kayısı veya hurma ile devam edebilirsiniz.İftarı 2 öğün şeklinde yapın. İftar yemeğine çorba ile başlayıp 15-20 dakika ara verdikten sonra ana yemeğe geçebilirsiniz. Ana yemek olarak da çok yağlı ağır yemekler yerine ızgara, haşlanmış veya fırınlanmış et, tavuk ya da balık yemekleri veya kurubaklagilya da zeytinyağlı sebze yemeklerini tüketin. Aksi takdirde yüksek kan şekeri, yüksek tansiyon ile kalp hastalıkları riski artabiliyor.

Aç karnına egzersiz yapmak

Aç karnına spora başlandığında vücudun kan şekeri seviyesi çok düşüyor. Oruç tutulan süreçte spor sonrasında toparlanmayı sağlayacak bir besin grubu tüketilememesi nedeniyle egzersiz yapmak içiniftar sonrasınıbeklemek gerekiyor. İftardan 1.5-2 saat sonra yapacağınız hafif tempolu bir yürüyüşün, yavaşlayan metabolizmayı hızlandırmak, kilo alma eğilimini engellemek ve besinlerin sindirimine yardımcı olmak için etkili olduğu gerçeğini göz ardı etmeyin.

Sıvı kaybını önlemek için aşırı meşrubat tüketmek

Ramazan’ın yaz mevsimine denk gelmesiyle hem havanın sıcaklığı hem de oruç tutma süresinin uzun olması susuzluğu daha fazla arttırıyor. Susuz kalındığı için “sıvı alımına dikkat edeyim” derken yanlış seçimler yapılabiliyor.“En saf, katkısız ve doğal içecek sudur.”diyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Sıla Bilgili şu önerilerde bulunuyor: “Maden suyu gibi gazlı içeceklerin tercih edilmesinde sakınca yok, ancak asitli içeceklerin, hazır meyve sularının, şekerli kompostoların ve şerbetlerin boş enerji kaynağı olduğu ve vücuda hiçbir faydasının olmadığını unutulmamalı”

Devamını oku
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Dünya

peak games in 41 kanalda aynı anda yayınladığı işte o reklam

Yayınlanma tarihi

-

-

Televizyonlarda yayınlanan bir reklam sonrasında peak.com nedir? diye vatandaşlarca araştırılmaya başlandı. Peak Games bu akşam saat 21.30’da 41 televizyon kanalına aynı anda verdiği reklam ile gündeme geldi.

PEAK.COM NEDİR

2010 yılında istanbul kurulan teknoloji şirketidir. Türkiye merkezli dünya teknoloji endüstrisinde hızlı bir yükselişe sahip Türk şirketidir. Daha çok oyunlarda uzmanlık kazanmışlardır.

Söz konusu reklam 18 şubat 2019 tarihinde bazı televizyon kanallarında aynı anda yayınlandı. Reklam bir anda Türkiye gündemine oturmuştur.

İşte peak.com’un reklamında yer alan metin:

“Hoş geldin!

Biz bir takımız, İstanbul’dan.

Yolculuğumuz 8 yıl önce, Türkiye’den dünyaya uzanan bir teknoloji şirketi olma hayaliyle başladı.

Takım olmayı ve gelişmeyi her türlü başarının önüne koyarak ilerledik. Dünyaya etki edecek ürün ve teknolojilerin ancak bu anlayışla yaratılacağına inandık.

Bugün, dünyanın en büyük mobil uygulama geliştiricilerinden biriyiz. Ürünlerimiz 193 ülkede, 300 milyondan fazla kişi tarafından kullanılıyor. Hayallerimiz ise bunun çok daha ötesinde.

Milyarlarca insanın hayatına dokunan teknolojiler geliştirmek ve dünyayı değiştirmek için takım arkadaşları arıyoruz.

İşte bu nedenle sana ulaşmak istedik. Bizim için tecrübelerinin değil, hayallerinin büyüklüğü önemli.

Seni sonuna kadar destekleyen bir ekibin olsun istiyorsan, tanışalım.”

PEAK HAKKINDA

Türkiye’den dünyaya uzanan bir teknoloji şirketi olma ve insanların hayatlarına dokunabilme amacıyla 2010 yılında İstanbul’da kurulan Peak, mobil uygulama pazarının dünyadaki en büyük şirketleri arasında yer alıyor. Mobil oyun alanında elde ettiği büyük başarıları sürdürürken teknolojinin farklı alanlarında da ürünler geliştirmeye başlayan Peak’in başarısının ardında yaşama, ilerlemeye, öğrenmeye ve üretmeye tutkuyla bağlı ekibi bulunuyor.

 

Devamını oku

Genel

Musk, CERN İle Anlaşmaya Vardı

Yayınlanma tarihi

-

-

Eğer bir parçacık hızlandırıcısını inşa etmeye kalksaydınız ve dahası hedefiniz bu güne kadar inşa edilmiş en büyük parçacık hızlandırıcısını yapmak olsaydı, bunun için gerçekten uzun bir tünel inşa etmeniz gerekirdi. Gerçeği söylemek gerekirse, tünelin uzunluğunun 100 kilometre uzunlukta olması, projenizin başarılı olması için gerekli olurdu.

Bu, şüphesiz ki en maliyetli projeler listesine baştan girebilecek bir çalışma olma özelliğini taşıyor. Fakat birlikte çalıştığınız kişi The Boring Company’nin sahibi olan Elon Musk ise, işiniz artık çok daha kolay olabilir.

MIT Technology Review‘in CERN’in Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın yanı sıra kullanıma almak istediği yeni parçacık hızlandırıcı projesi olan Future Circular Collider’ı detaylandıran bir tweetine yanıt olarak Elon Musk, bu pahalı proje hakkında CERN’ün yöneticisi konumunda bulunan Fabiola Gianotti ile konuştuğunu açıkladı.

Devamını oku

Genel

Dünya malının yarısı 26 kişide

Yayınlanma tarihi

-

-

İngiliz yardım kuruluşu Oxfam, küresel adaletsizlik raporunun yeni sayısını yayınladı. Rapora göre zenginle fakir arasındaki uçurum 2018’de daha da büyüdü. En zengin 26 kişinin serveti, en fakir yüzde 50’nin yani 3 milyar 800 milyon kişinin tüm varlığına eşit. 2016’da 61 kişi olan bu sayı 2017’de 43’e düşmüştü. 2018’de zenginler tarihte hiç olmadıkları kadar zengin oldu.

Her iki günde bir kişi milyarder oldu, son 10 yılda ise milyarder sayısı ikiye katlandı. Geçen yıl milyarderler servetlerine günde 2.5 milyar dolar kattı, bir yılda 900 milyar daha kazandı. 2018’de dünya nüfusunun yarısını oluşturan en fakir yüzde 50’lik kesim ise, yüzde 11 daha fakirleşti. Dünyada her iki kişiden biri, günde 5 buçuk doların altında gelirle yani ayda 900 liradan daha az parayla geçiniyor. Rapora göre, e-ticaret şirketi Amazon’un kurucusu Jeff Bezos, 112 milyar dolar servetiyle dünyanın en zengin insanı. Bezos’un servetinin yüzde 1’i ise 115 milyon insanın yaşadığı Etiyopya’nın tüm sağlık bütçesine denk.

En zengin yüzde 1’lik kesimin servetine ek yüzde 0,5 vergi, 262 milyon çocuğun okula gitmesini sağlayabilir. 3 milyon 300 bin kişinin de hasta masrafları karşılanabilir. Gelir adaletsizliğinin asıl nedeni ise vergi. Dünyanın en zenginleri, yoksullardan çok daha az vergi ödüyor. 84 milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin üçüncü kişisi olan Warren Buffet, “sekreterimden daha az vergi ödüyorum” diyerek bu duruma dikkat çekmişti. 78 ülkenin verilerine göre, hükümetler verginin büyük kısmını, tüketimdeki KDV ve çalışanların gelirleri üzerinden alıyor. Varlık vergisinin payı ise, yüzde 4-5’leri geçmiyor. Süper zenginler servetlerinin 7.6 trilyon dolarını vergi cenneti olarak da anılan “off shore” ülkelerinde saklıyor.

Devamını oku

TREND